28 şubat ve havuz sistemi
Yazan: irtica Ekim 5, 2006
Erbakan Hükümeti’nin öncesi ile başlayalım cümlelerimize. Ülkemizde 27’si İktisadi Devlet Teşekkülü (İDT), 10’u Kamu İktisadi Kuruluşu (KİT), 102’si müessese ve 39’u bağlı ortaklık olmak üzere toplam 178 adet KİT ( Kamu İktisadi Teşekkülü) mevcuttu. Bunların birçoğu ülke ekonomisini genel bir krize sürükleyebilecek raddede zarar eder durumda idi. Şu andaki AKP hükümetinin yaptığının bir benzerini Erbakan öncesi hükümetler de yapıyor ve milletimizin öz sermayesi ile kurulan KİT’leri yok pahasına satıyorlardı. Halbuki çare satmak değildi. Milletimiz satsınlar diye değil Yeniden Büyük Türkiye’yi kursunlar diye oy vermişti Erbakan ve arkadaşlarına.
Peki KİT’ler niçin zarar ediyordu ve niçin Erbakan’dan başka kimsenin aklına satmaktan başka çözüm yolu gelmiyordu ya da başka çözüm düşünmek istemiyorlardı.
Özellikle Rahmetli Özal döneminde başlayan bir uygulama ile Devlet ( kar eden KİT’ler), elinde bulunan ve fonlarda biriken paralarını kısa vadeler ve düşük faizlerle özel bankalar yatırıyorlardı. Zarar eden ve paraya ihtiyacı olan diğer KİT’ler ise yine aynı özel bankalardan yüksek faizle kredi alıyorlardı.
Örneğin kar eden “X” KİT kurumu kasasındaki parayı kar etmek amacıyla “D” bankasına yüzde 40 faizle veriyordu. Diğer taraftan ise paraya ihtiyacı olan ve zarar eden “Y” KİT kurumu ise aynı bankaya gidip yüzde 150 faizle borç para alıyordu Oysa aldığı para aslında bankanın değil, diğer bir devlet kurumu olan kar denen “X” KİT kurumunun parasıdır.
Yani rantiyeci “D” bankası “X” kurumundan yüzde 40 ile aldığı parayı “Y” kurumuna yüzde 150 ile satıyor ve yüzde 100’leri aşan faiz karını cebine indiriyordu. Hem dehiç yatırım yapmadan, yeni istihdamlar oluşturmadan. İşte bunun adıdır rantiyecilik ve soygun…
Erbakan ise Milli Görüş Lideri. Milli Görüş demek “Hakk’ı Üstün Tutan Görüş” demektir. Rantiye ise Hakk’ın razı olmadığı bir durumdur.
18 Ekim ’96 tarihi bu bağlamda bir dönüm noktası oldu. Öncelikle devlet bankasında “Kamu Ortak Hesabı” oluşturuldu. Kasasında parası olan devlet kurumları parasını bu hesaba yatıracak ve yine paraya ihtiyacı olan kurumlar da özel bankalara değil bu devlet bankasına başvurarak hesaptaki paradan -devletin kendi parasından- faydalanabilecek. Yani 18 Ekim tarihinde rantiyenin musluğu bir anda kapatıldı. Dikkat ederseniz 28 Şubat senaryolu gazete manşetleri de bu tarihten sonra atılır oldu.
Havuz sistemi ile sadece sekiz ayda 6,5 Milyar Dolar para rantiye yerine milletin kasasına girdi. İşte bu para ile memur, işçi, emekli, esnaf ve çiftçinin yüzü güldürüldü. Yüzde yüzleri aşana maaş zamları gerçekleştirildi.
Demirel tarafından kara delik olarak nitelendirilen KİT’ler bir yıllık Erbakan Hükümeti zamanında hem 6,5 Milyar Dolar tasarruf sağladı hem de 2 milyar dolar kar etti.
Muslukları kesilen rantiyeciler sahip oldukları medya kuvveti sayesinde Erbakan Hükümeti’nin devirme hesapları yapmaya başladılar.
Atatürk zamanında ve O’nun talimatıyla kurulan KİT’ler Erbakan’ın havuz sistemi sayesinde kar etmeye başlamışken, musluğu kapanan rantiyeciler “Atatürk İlkeleri elden gidiyor!” ortalığı velveleye verdiler.
Ecevit Hükümeti’nin havuz sistemini terk etmesiyle malumunuz üzere 2001 krizi patladı ve 2 milyon memleket evladı işsiz kaldı, işi olanlar ise karnını bile doyuramadı.







Kasım 12, 2006 6:20 pm
ben havuz sistemi ile ilgili görev aldım dergide yayınlanmak üzere sizden bu konuda yardım bulabilirmiyim.yardımcı olursanız sevinirim.iyi günler
Aralık 18, 2006 7:58 pm
madem erbakan devrildi peki bu ısrarınız neden birdahaki seçimde iktidara gelince yine devrilecek neden bu kısır döngüde ısrar ediyosunuz demekki gittiğniz yol doğru bir yol değil….Eski bir teşkilatçı
Nisan 29, 2007 10:42 pm
sizin sömürü ve emperyalizm kelimesini ağzınıza almanıza bile hakkınız yok çünkü bütün sömürünün kaynağı kapitaalizmdir(faşizm de buna dahildir) bundan kurtulmanın tek yolu sosyalizmdir(bir önceki aşaması kemalizm bir sonraki aşaması komünizmdir)gericilik irtica yobazlık maneviyatçılık muhafazakarlık saqğcılık vs kapitalizmin oyunudur ve ondan türemiştir çünkü herşey özel sektöre ve paracı sisteme dayandırılıyor
Haziran 4, 2007 1:34 pm
* “Bazı sapık Yahudilerin dünyaya hakim olma plan ve politikalarına Siyonizm denir.”
“Siyonizm’i bir timsaha benzetirsek, bu timsahın üst çenesi Kominizm, alt çenesi Kapitalizm’dir. (Bütün hayvanların alt çenesi hareket ettiği halde, timsahın ise üst çenesi hareketli olduğu için, onu misal veriyorum) Bu iki çenenin (Komünizm ve Kapitalizmin) çarpışır görünmeleri düşmanlıklarından değil, aralarına giren avlarını ezmek ve gövdeyi (Siyonizmi) beslemek içindir.”
“Bugün artık Kominizm tamamen iflas etmiş ve çökmüş, Kapitalizm de içinden çürümüş ve yakında çökmeye ve çözülmeye mahkûm hale gelmiştir.”
Necmettin ERBAKAN
Haziran 17, 2007 7:32 pm
@KENAN
Kardeş evet sen teşkilatçı olmuşsun lakin milli görüşçü olamamışsın.Başka sözüm yok siz bezmiş ve mevcut güçleri hakkın gücünden büyük görmüş olanlarsınız.Klasik AKP zihniyeti Allh selamet versin.
Haziran 27, 2007 12:58 pm
Kenan kardeşe katılıyorum, Milli Görüş’ün yolunda sıkıntı var diyen, davayı bilmediğinden bunu söyler, ama teşkilatı eleştirebilirsin bu zaten demokrasinin bir gereğidir. O yüzden gidilen yol yanlış olmaz,sadece vasıtada problem olabilir..
Üzülerek söylüyorum kendi içimizde (teşkilatımızda) sıkıntılar olmasa yüzde 20′lerden bu noktalara gelmezdik…
Temmuz 10, 2007 12:28 pm
bukadar sacmalık olmaz amacınız ne sizin bu lekeleme politikasıyla biyere varamazsınız..birilerinin yaptıgı iy şeyleri gormezden gelip karalayamazsınız..sizleri şiddetle kınıyorum
Temmuz 10, 2007 4:01 pm
Bir havuz problemi daha.Hangi partici seçim arefesinde hiç yapmayacağı vaatleriy daha çabuk bir havuzu doldurur ??? elbette en çok kavurucu güneşin altında sulanmış beyinlere hiç gelmeyecek güzel günlerden sırıtan aldatan bir ifadeyle anlatan.Allah sonumuzu selamete çıkarsında bu kez gülenler biz olalım*****
Temmuz 10, 2007 10:43 pm
faydali bir milli görüş icraati…
Temmuz 22, 2007 2:50 am
AB’nin yetkili kişilerinde, siyasilerinde ve bürokratlarında Recep Tayyip Erdoğan’ın AB konusunda samimiyetsiz olduğu şeklinde çok ciddi bir endişe değil bir fikir belirmeye başladı. Türkiye’ye tarih vermek istemelerinin önemli sebeplerinden biri de Recep Tayyip Erdoğan’a Türkiye’yi bırakmamak. Çünkü Recep Tayyip Erdoğan’ın samimiyetsiz olduğu ve yavaş yavaş Büyük Ortadoğu Projesine ve Amerika’ya doğru kaydığını düşünüyorlar
(http://tr.wikipedia.org/wiki/B%C3%BCy%C3%BCk_Ortado%C4%9Fu_Projesi)
Mayıs 3, 2008 11:27 pm
Allah erbakan hocanon ve milli görüşün yolunu açık etsin