irtica

irticanın hortladığı site/en yobaz site

Sivil İtaatsizlik

Yazan: irtica Mayıs 12, 2008

Harran Üniversitesi’nde yapılan bir şenliğe kapıdaki uyarıya rağmen başörtülü öğrenciler girmiş. Haberi buradan okuyabilirsiniz. Okuyucu yorumları ise genelde olumlu. Demek ki yapılan tüm kışkırtma ve çarpıtmalara rağmen insanlar artık inanmıyor veya önemsemiyor.
Haber ilginç. Vatan Gazetesi yine örnek bir gazetecilik çalışmasına imza atmış ve türbanlı kızların üniversitedeki şenliklere nasıl katıldıklarını görüntülemiş. Helal olsun. Türkiye’nin aydınlık (!) geleceğine hizmet eden bu güzide insanlar topluluğu bence ödüllendirilmeli. Sayelerinde ülkemiz irtica belasından kurtulmuş ve gerici pis yobazlar (bu tabirlerle kimi kastettiklerini söylemeyeceğim) meydanın kendilerine kalmayacağını öğrenmiştirler (hiç sanmam ). Bu konuya girmişken hem başörtüsü hem adı geçen gazetenin hakkında iki üç kelam etmek isterim.

Bu ülkede son zamanlarda tırmandırılan irtica veya türban-başörtüsü sorunun farklı boyutları vardır. Mahalle baskısı ya da kutlu doğum gibi. Benim anlamadığım neden baskı yapan hep inanan kesim oluyor. Örneğin içki içen adam benim üzerimde baskı oluşturuyor olamaz mı? Neden namaz kılan adam kılmayan insanların üzerinde baskı oluşturuyor? Peki, kutlu doğum kutlandı diye irticanın hortladığını söyleyenlere ne demeli? Size ne kardeşim. Kimseyi rahatsız etmeden Peygamberimizin (sav) doğum gününü kutluyoruz. Ne yapalım,sarhoş olup onun bunun eşine, kızına mı sarkalım? Savunmalarına bakın: “Bundan bilmem kaç sene önce kutlu doğum diye birşey mi vardı.Yeni yeni şeyler uyduruyorlar”. Vardı efendim. Daha önce belirtmiştim yine söyleyeyim. Peygamberimizin (sav) doğumu, Mevlid Kandili hariç, belli zamanlarda bu topraklarda yüzyıllardır kutlandı. Olmadığını varsayalım. Evet biz icat ettik bunu ve Müslüman olan herkesi bu kutlamaya davet ettik, var mı ötesi?

Çarpıtılan olayların veya meselelerin bize fayda sağlamayacağı ortadayken bazıları hala birşeylerde diretmeye devam ediyor. Yaman çelişkiler neredeyse hayatımızın bir parçası oldu. Adamlar laikliği sorgulanamaz bulurken diğer tarafından Diyanet İşleri Başkanlığı adındaki kurumun bu devlette ne işe yaradığını ya da neden varolduğunu düşünmüyorlar. Aslında bundan rahatsızdırlar, fakat bunu sorgulamak yerine görmezlikten gelmek işlerine gelir. Bu hadise böyle devam eder gider. En son bir gazeteci eski gazetesinden ayrıldıktan sonra konuştu ve çarpıtmanın,ortalığı karıştırmanın nasıl yapıldığını tarif etti:

Alıntı:Fırtına 30 05

Yazı kategorisi: Güncel, kartel medyası | Tagged: , , , | 1 Yorum »

Kraliçenin Türkiye Ziyareti

Yazan: irtica Mayıs 10, 2008

İngiltere Kraliçesi II.Elizabeth 37 yıl aradan sonra eşi Prens Philip ile birlikte önümüzdeki hafta yeniden Türkiyeyi ziyaret edecek. Yandaki fotoğrafı görünce Kraliçeyi uyarma gereği duyduk. Başörtüsünü Buckhingham Sarayında bırakıp gelsin. Ankara’nın “laik” devlet erkanının asabını bozmasın(Taraf)

Taraf gazetesinin bugünkü nüshasında yayınlanan bu fotoğrafı görünce; Kraliçenin bu şekilde ülkemizi ziyaret ettiğinde başına neler geleceğini düşündüm.

Bu konuda kararı siz değerli okuyuculara bırakmak amacıyla bir test hazırlamaya karar verdim.  Bakalım işi kıvırabilecek miyim?

Sınav esnasında konuşmak serbest,   googleden yardım istemek yasaktır.

Lütfen soruları yukardaki resme bakarak cevaplayınız.

Soru 1: Ülkemizi ziyaret için vize başvurusunda bulunan bu şahıs ikametgah adresi olarak Buckingham Palace adresini vermiştir.  Bu durumda işlemleri yapan  memur hangi tepkiyi verir?

A- Bizim köylü Mehmet var; orada  aşçı, onu tanıyor musun?

B-Ne kadar maaş veriyorlar?

C-Kraliçeyi hiç gördün mü?

D-Ben de Topkapı sarayında ikamet ediyorum.

SORU 2-Cumhurbaşkanının  Kraliçe onuruna vereceği yemeğe aşağıdakilerden kaçı protesto edip katılmaz?

1-Genel Kurmay Başkanı   2-Yargıtay Başkanı   3-CHP Genel Başkanı

                     4-YÖK Başkanı   5-YOK Devenin Başı

A-1                B-2                 C-3                D-4                      E-5

SORU 3-Kraliçe bu fotoğrafı göndererek Türk televizyonlarında oynayan bir dizde rol almak, böylelikle Türk halkına bir jest yapmak istemektedir. Aşağıda  diziler ve kendisine  teklif ettikleri roller bulunmaktadır. Hangi teklif Kraliçe için  en uygunudur?

A- Binbirgece-Aşçı                                             B-  Hatırla Sevgili-Bulaşıkçı   

C- Var mısın yok musun-Mevlütün annesi            D-Tek Türkiye-Zelel kadın     

                          E-  Yaprak Dökümü - Temizlikçi

SORU4-Kraliçe maiyetiyle Galatasaray üniversitesine bir ziyaret yapmak ister.Üniversite yönetimi Kraliçenin içeri girmesi konusunda nasıl davranır?

A-Kraliçe girer,korumalar dışarda bekler.        B-Korumalar girer,Kraliçe bekler.

   C-Sadece Philip girer.           D-Hiçbiri girmez.             E-Üniversite olayı gerer.

SORU 5-Kraliçenin başörtülü Türkiye ziyaretini kim organize etmiştir?

A-Komple Deniz       B-Komplo Deniz       C-Eski bir Dışişleri Bürokratı

      D-MHP Komplo yapmaz     E-Olay tesadüfen gerçekleşmiştir.

SORU 6- Ziyaret sonrası Türkiyede neler yaşanır?

A-Abdurrahman Yalçınkaya ek iddianame hazırlar.

B-AKP ek savunma hazırlar.

C-Ali Babacan bavulları hazırlar.

D-CHP davulları hazırlar.

SORU 7-Kraliçe Anıtkabir ziyaretinde elini cebine sokmuştur. Basın bu olay hakkında ne yazar?

A-Çıkart kız elini cebinden!    B-Kanımıza dokundu!   C-Bu şıllığı kim çağırdı!

          D-Olayı görmezden gelir .                E-Ne ABD ne AB,tam bağımsız Türkiye

Yazı kategorisi: yaşanmış irtica geyikleri | Tagged: , , , | 3 Yorum »

İslamofobia Rasathanesi

Yazan: irtica Mayıs 10, 2008

İKÖ Başkanı Ekmeleddin İhsanoğlu’nun bugün gazetelere yansıyan bu demecini okuyunca irtica.wordpress’te yayınlanan ilk yazımı hatırladım.Hocamızın bahsettiği rasathane projesi ile bizim irtica kardeşimle hazırladığımız proje tıpa tıp aynıydı.Sitemizin etkisi konusunda yapılan yorumları hep abartılı bulur, mütevazı bir  ’estağfirullah’ ile olayı geçiştirirdik. Neler demediler hakkımızda neler. Hatta wordpressin bizim yüzümüzden kapatıldığını bile söyleyenler oldu. Biz,  mümtaz Türk basınının yalanlarına alışkın ve bu konuda şerbetli olduğumuzdan gülüp geçtik hepsine. Hiçbirine aldırmadan doğru bildiğimiz yolda tek başımıza ilerlemeye devam ettik.

Ama bugün küresel bir projeye nüve oluşturduğumuzu görünce -şahsımız adına değil sitemiz adına - bunu yazmayı zorunlu gördük.

Efendim, bizim projemiz şuydu: Uzaya fırlatacağımız bir uydu ile dünya üzerinde yaşanan tüm irtica olaylarını/yaygaralarını yakından incelemek, bunların irtica derecelerini ölçerek halkımızı haberdar etmek ve halkımıza ‘everything is OK’, ‘Asayiş berkemal, tarassuttayız efendim’ rahatlığını sunabilmekti. Yola çıkarken bu amaçla çıkmıştık. Ne kadarını yaptık, ne kadarını yapamadık bilemeyeceğim; o, siz değerli kardeşlerimizin takdirlerine kalmış. İşte biz bu amaçla uzaya fırlatılan bu uydunun resmini yayınlamıştık. (Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer, azizlerim)

Ekmelettin hocamızın rasathane açıklamasını duyunca bu fikre sebebiyet verdiğimizi düşünmeden edemedik. Demek ki sitemiz en yüce mahfillerde dahi önemle okunuyor ve fikirlerimizden yararlanılıyor. Biz  bu durumu: iyilik yap, denize at; balık bilmezse halık bilir diye yorumluyoruz zaten.

Traşı  kesecek olursak hocamıza bir çift lafımız olacak:

Sayın hocam,

Uydu atıp, uzaydan izlemek ve Genelkurmay başkanımız gibi “Bizim için İslamofobiyi yayanları takip etmek BBG evi izlemek gibidir” açıklaması yapmak varken neden rasathane gibi daha geri bir teknolojiyle iktifa ettiniz?  Bu tevazunuzdan mı kaynaklanıyor, tasarrufçu kişiliğinizden mi yoksa ortaçağ İslam alimlerini bu amaçla yad etme vefanızdan mı kaynaklanıyor ?   

Bu soruma cevap verirseniz sevineceğim.Yoksa Fatih Sultan Mehmet gibi bizim yaptıklarımıza onların hayalleri dahi ulaşamaz diyeceğim.

Bir de rasathane gökteki olayları tespit içindir, ama bu olayların çoğu yerde vuku buluyor. Rasathanede görevlendireceğiniz arkadaşlar yıldız kaymalarından başka bir şey göremeyeceklerdir. Olsa olsa, onlar şair falan olur. Kadroyu oluştururken bu konuya dikkat ediniz.

İkinci mesele:Hocam, bu işin merkezi Türkiye’dir. Türkiye’de İslamofobi midir nedir onu engellerseniz dünyadakini kolaylıkla çözersiniz. Malumdur ki kafirlerin şeytanları küçük olur, “eşeğin büyüğü” burada yani. Zira dünya medyasına islamofobi servisi yapanlar hammaddeyi buradaki gözleri ve kulaklarına hazırlatıyorlar. Yani önce mal buradan Avrupaya ihraç ediliyor , orada Avrupa markası vurulduktan sonra bütün dünyaya servis ediliyor.Kısaca sivrisinekle uğraşmaktansa bataklığı kurutmak lazımdır.  Benim tavsiyem; bu rasathanelerin en büyüğünü buraya kurun. Bize de şöyle ufak yollu bir görev verirseniz en başarılı şubenizin burası olacağını size garanti ederim.

(Çok gizli not:Bu devlet umuru bildiğin gibi değil falan deyip hiçbir şey yapamayacaksanız irtica.com alan adını alıp bize yollayın, ona da razıyım)

Size tarassutlarınızda üstün başarılar dilerim, efendim.

Yazı kategorisi: Güncel, Prof. İrtica, bizden yansıyanlar | Tagged: , , | 2 Yorum »

Katar şeyhine

Yazan: irtica Mayıs 9, 2008

Sevgili kardeşim,

Duydum ki Türkiyede bir kısım yatırımlarda bulunmak dilermişsin.Medyaya, spora,ticarete,inşaata girmek, paranı buraya yatırmak daha doğrusu batırmak dilermişsin.Yanlış okumadın batırmak dedim. Kimsenin malında parasında gözüm yok çok şükür.

“Kanaat en büyük hazinedir” sözünü düstur edinenlerdeniz.

Ancak Türkiye’de yatırım yapmak isteyenlerin milliyet ve dinleri çok önemlidir. Ülkemiz medya tarafından yönetildiği için (Bkz.Medya kaçıncı kuvvettir tartışmaları)  bu konuda oldukça hassas olmak lazımdır.Memleket ahvaline ait durumlar önce medyaya intikal eder.Medya uygun görürse ilgili makama sevkeder.Gerektiğinde adliyeye,gerektiğinde belediyelere, gerektiğinde hükümete talimat verir. Öyle Başbakanı tanıyorum,Cumhurbaşkanı ahbabım diye ülkeye elini kolunu sallayarak girersen paranı batırırsın. Girdiğine gireceğine pişman olursun(Bkz.Dubai Şeyhi Maktum. Adam geldiğine, geleceğine pişman oldu. Verdiği parasını geri alabilir mi bilemiyorum. Mahkemelerdan canını kurtarıp memleketine dönebilirse ne ala. Bence ufaktan topuklasa ve memleketine karşı kapatma davası açılmadan sessizce tüyse iyi olur.Görürsen iletirsin bu sözlerimi.Unutma, asıl sorun etnik köken ve din konusu. Şimdilerde Liverpool takımına talip olmuş, anlayışlı adammış vesselam).

Ziyarete gelsen gidesiye kadar seni taciz ederler. Çürük yumurta yağmuruna tutulmadan ülkene dönebilirsen ne mutlu.(Bkz.Suudi Kralı,teferruat bila ihtiyaç)

Sen akıllı adamsın, zararın neresinden dönersen kardır.Bu memlekette medya bir bardak pet şişe su alsan “yetişin vatanı Araplara satıyorlar” diye feryadü figan eder.Öyle inandırıcı bağırırlar ki sen bile şaşırır “ne yaptım acaba?” diye etrafına bakınıp durursun.

Duyduğuma göre Beşiktaşa ultra-süper bir stat yapmak niyetindeymişsin.Eğer sen o stadı yapar ve bir gün es kazara o statta maç seyretmeye gelirsen yandığın günün resmidir. Zaten inşaatı yapmana fırsat vermezler. (En basitini söyleyeyim:Çalışanlarına kadar araştırırlar.İşçilerden bir PKK sempatizanı yakalarlarsa gerisini sen düşün.) Stad inşaatına kapatma mührü vurmazlarsa bende gider Anıtkabirde mevlüt okurum. Hem değil sen stad yapmak Türkiye’den uzaya açılan bir asansör yapsan ve o asansöre çıkanlar gidip orada altınlar,zebercetler getirseler.etrafa dağıtsalar bile bu medya sana hayatı zehir eder.
Bunlar bizi Cennete götürse istemiyoruz diye tepinirler. Dediğim gibi sorun sizin etnik köken ve dininizde.

Ama ille de ben Türkiyeye yatırım yapacağım, param batsada, rezil olsamda ben bu işte varım diyorsan, yüksek adrenalin ve tehlikeli hayat tutkunuyum ben diyorsan
“Wel kam to cangıl”  “Ehlen ve sehlen ve merhaben fi Türkiye”

O zaman şu gelecek düsturlar rehberin olsun.Onlara harfiyen uyarsan belki bir ihtimal başarırsın diyorum.

1-Atatürk’le babanın dost olduğunu gösteren fotoğraflar bul.

2-Atatürk’le babanın dostluğuna dair hikayeler bul.

3-Nutuk kitabını Arapçaya çevir. Televizyonlarında 24 saat okut.

4-Atatürkçü Düşünce Derneğinin Katar şubesini aç, hemen  üye ol, hanımını Çağdaş Kadınlara üye yap.

5-Laiklik dinine inancını belirten konuşmalar yap.“Laik olmayan Arap olamaz” de.”Laiklik yolundan geri dönüş olamaz”"Katar laiktir, laik kalacak” sözlerinle bütün Katar sokaklarını donat.

Bunlar denenmiş ve başarılı olmuş yollardır. Düne kadar “Mao, Mao” diye miyavlayan, “Lenin, Lenin” diye inleyenlerimiz bu yolu kullanarak fiyakayı düzelttiler.Kominizmi, Sosyalizmi bir türlü Türkiye’de sevdiremeyenler  “Ancak Lenin’le Atatürk’ü barıştırısak başarılı olabiliriz” sonucuna vardılar.

Sende ancak bu yolla başarılı olabilirsin.

Hüda hafiz, Allah emanında.

Çaktırmadan yürü, seni ham yapar bu zilliler.

Yazı kategorisi: kartel medyası | Tagged: , , | 2 Yorum »

Seferberlik

Yazan: irtica Mayıs 7, 2008

Türkiyede laik kesimler  seferberlik ilan ettiler. Herkesin sefer emri hazırlanmış. Günü geldiğinde cepheye çağrılıyorlar. Her gün bir meslek kuruluşunun şeriata karşı cihat ilanı ve seferberlik emri ile karşılaşıyoruz. “Acaba bizim sefer emri ne zaman gelecek?” diye meraklanmıyor değiliz hani.

Bir gün çağdaş basın yayın  diğer gün çağdaş sivil toplum örgütleri, çağdaş kadın dernekleri, çağdaş üniversiteler, çağdaş gazeteciler cemiyeti, çağdaş hukukçu dernekleri, çağdaş barolar, çağdaş lokantacılar, çağdaş muslukçular, çağdaş kokoreççi dernekleri ve burada ismini saymadığım için gönül koyacak diğer çağdaş dernekler.  Işığı gören geliyor pardon başına çağdaş titrini alan şeriata karşı cihat ve seferberlik ilan ediyor. (Bizde hoca gibi lambayı mı söndürsek acaba).

Çağdaş ve ulusalcı camianın hergün “saat sıfır beş bugün acaba hangimizi tutuklayacaklar” stresi yaşadığı gibi bizde “şimdi saat onyedi bugün hangi çağdaş dernek bize savaş ilan etti?” merakını yaşıyoruz. Bakalım bugünün talihlileri kimlermiş:

Gelin dinci ve şeriatçıyla savaşalım

Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği’nin geleneksel ödül töreninde konuşan Kadir İnanır ve Tarık Akan’ın konuşmaları geceye damga vurdu: “Gelin hep beraber dinci, şeriatçı basına ve televizyonlara hayır diyelim ve çalışmayalım.

Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği’nin geleneksel ödülleri dün akşam sahiplerini buldu.

İstanbul Mövenpick Oteli’nde düzenlenen töreninde Türk Sineması Emek Ödülü’ne layık görülen Kadir İnanır ve Tarık Akan’ın konuşmaları geceye damga vurdu. Kadir İnanır, çalışma şartlarının ağırlığını vurgulayıp, “Tek başına tavır koymak doğru değil. Demokrasi, örgütlü toplumlardan geçer. Birbirimizle uğraşmaktan vazgeçelim, geleceğimizi düşünelim” diye konuştu.

Tarık Akan ise şeriatçı eğilimlere karşı çıkılması çağrısı yaparak şöyle dedi: “Bugüne kadar Kadir arkadaşımla ben, dincilere faşistlere karşı, ülkenin adam gibi idare edilmesi için mücadelemizi verdik. Ama artık yaşlandık. Gelin hep beraber dinci, şeriatçı basına ve televizyonlara hayır diyelim ve çalışmayalım.”

Öncelikle derneğe bir çift sözüm var:Çağdaş sinema sanatçıları derneği ismi dahiyane bir buluş olmuş.En az çağdaş kokoreççiler kadar başarılı.Gazanız ve gazınız mübarek olsun.(Bu çağdaşla başlayan dernekleri çağdaş ortak parantezine almak caiz midir?)
İkinci sözüm Kadir ve Tarık abilere,
Abiler, galiba işsiz kaldınız. Böyle bir açıklama ile “iş arıyorum” ilanı yapıyorsunuz. Açıklamanın zamanlaması bile size reklam oskarı getirebilir. Yalnız acı bir gerçek var ortada;CHP’nin uyduruk belgesele 4 milyon dolar ödediğini duyan bütün sanat,reklam,dizi erbabı CHP binası önünde kuyruğa geçmiş durumdalar. Pastadan bizde otlanalım telaşındalar.Hepsi CHP’nin ekabir takımına bugünlerde projeler sunuyorlarmış.
Ama hiçbiri sizin kadar şanslı değil. Sizlerin karizmaları ve yakışıklılıkları hepsini ezer geçer.Benim naçizane şöyle bir fikrim var; hani şöyle CHP’yi tüm dünyaya tanıtacak bir sinema filmi yapsakta bizde yolumuzu bulsak diyorum. Artık CHP nin küreselleşme zamanı geldi de geçiyor. AKP’nin savunmasını 3-5 dile çevirme hazırlıklarına CHP’nin 10 dilde cevap vermesi vaciptir.(Bkz:Fetevay-i Baykaliyye cilt XXI) Bu en güzel bir sinema filmi ile olur.Bunun içinde elin gavurlarını başrolde oynatacak değiller ya. Kadir abi karizmasıyla,Tarık abide yakışıklılığı ile dünyanın gönlünü kazanır.Böylelikle AKP’ye küresel bir tokat atılmış olur.Daha lagendik,magendik”CHPden dünya sosyalistleri utanıyorlar” falan diye zırlayıp durmaz.
Bu arada banada bir sakal atarsınız herhalde.

Yazı kategorisi: portreler | Tagged: | 7 Yorum »

Uzat o mübarek elleri

Yazan: irtica Mayıs 6, 2008

Madde 12- Kimsenin özel yaşamına, ailesine konutuna ya da haberleşmesine keyfi olarak karışılamaz, şeref ve adına saldırılamaz. Herkesin bu gibi karışma ve saldırılara karşı yasa tarafından korunmaya hakkı vardır.

Bugün okulda İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini dağıttılar.Kitapçığın girişinde; “dünyanın en sıkı şekilde saklanan sırrını açıklıyoruz” yazıyordu. Eve geldim,haberleri incelemeye başladığımda Vatan gazetesinin ortalığı ayağa kaldırdığını gördüm.Güya muhabirleri “tarikatçılar” tarafından darbedilmişti.

Muhabirlerinin Çavuşbaşında ne aradıkları, ya da bir bahçenin duvar parmaklıklarına niçin tırmandıkları konusunda bir bilgi yoktu. Sadece “gerici, yobazlar muhabirlerimizi tartakladılar.İşte fotoğraflar” yazıyordu. Resimlere baktığımda bana pek şirin gelen takkeli,cübbeli ve sarıklı kardeşlerimi gördüm.Jandarma araçlarına bindirilirken ve inerken fotoğraflarını yayınlamışlardı.

İnsan hakları evrensel bildirgesinin ilgili maddesini ustaca gizleyen Vatan bir empati yapsın önce. Kimsenin evinin duvarlarına tırmanmış insanlara ;”Kardeş, oradan iyi fotoğraf alamazsın gel içerden al” diyeceğini zannetmiyorum. Hele  basın yayının her zaman kendilerini 1 numaralı düşman olarak gösterdiklerini,her gün fotoğraflarını basarak eğlendiklerini düşünürsek.Bayram hocayı İsmailağa camiinde şehit ettiklerinde aynı basın maktulun değil kaatilin ağıdını yakmıştı.O zaman da cami cemaatine “işte kaatiller” diye manşet atmışlar ve tutuklanmalarını istemişlerdi.

Uzun lafın kısası Vatan belasını bulmuş.

Vatan gazetesi hakkında uzun süredir yazmayı düşünüyordum;

“Bu Vatanı kim durduracak” diye.

Kışkırtıcılığın her türlüsüne kucak açan Vatan Zafer Mutluya teslim edildiği günden beridir ortalığı karıştırmak için etrafta fink atıyordu. “Köşe yazarlarına yazayım.Bu konuyu bir ele alsınlar.Durum iyiye gitmiyor” diye düşünüyordum.Hele bu haberi okuyunca iyice endişelenmiş ve aklı başında birileri bu gidişe dur der inşallah  demiştim. Gazetenin internet sitesi tamamen erotizm ve din düşmanlığı üzerine yayın yapıyordu. Bir de gazetenin logosuna “Atam izindeyiz” yazmışlar. Sanki Atatürk bunlara “bir elinde pornografi bir elinde İslam düşmanlığı” olan bir yayın politikası önermiş. Bir kaç haftadır Peygamberimize yapılan hakaretlere yorum özgürlüğü adı altında yer veren Vatan gazetesi her kesimden insanı tedirgin ediyordu. (Bir örnek)

Neyse bugün Vatan belasını bulmuş anlaşılan.

Bu yüzden Vatanı tedip eden  ellere “uzat o mübarek eli öpeyim” diyorum.

Yazı kategorisi: kartel medyası | Tagged: , | 8 Yorum »

Küresel cemaat

Yazan: irtica Mayıs 5, 2008

Türkiye son bir haftayı yine Fethullah Gülen’le geçirdi. Önce dünyanın yüz entellektüeli arasında dini liderler kategorisinde ilk beşe aday gösterildi. Sonra Hakan Şükür ve  Kutlu Doğum Derbisi dolayısıyla tartışıldı. Dün New York Times  gazetesine manşet oldu. Bugünde Ali Bulaç tarafından kurduğu cemaat “küresel cemaat” olarak nitelendirildi.

Fethullah Hocanın ülkeden uzak olduğu halde gündemi bu kadar etkilemesinden anlaşılıyor ki eğer Türkiyede olsa ondan başka bir şey konuşamayacağız. Onun Türkiye’ye dönmemesi için çalışanlar o zaman herhalde çıldırırlardı.(Deli raporu alamaları için tanıdıkları devreye sokabilirim).Aferim, akıllı adamlarmış boşa kürek çekmiyorlar yani.

Yalnız Fethullah Hocanın Türkiyeden gitmesi kanaatimce iyi olmadı.Türkiye boyutlu cemaat artık küresel bir boyut kazandı.Baksanıza New York Times gazetesine manşet oluyor. Bildiğim kadarıyla bizim en kalantor adamlarımızın orada ancak kayıp ilanı bölümünde adları geçer.

(Nüfüs cüzdanımı kaybettim. Hükümsüzdür. RTE) ( Subaydan 2005 model araba MYB )( Başbakan adayıyım. İstediğiniz ülkede yapabilirim. DB ) gibi ilanlarda görebiliriz ancak isimlerini.

Demek FG Hocamız Amerikada da boş durmamış. Okullar açtığını duyuyorduk ta basın konusunda bilgimiz yoktu. Şimdi ayan oluyor ki, basını da bir taraftan ele geçirmeye başlamış. Yakında Ahmet Çalık NY Times ve CNN televizyonlarını satın alırsa şaşırmam.

Zaten Hillary hanımı kafalamışlardı. Başkan seçilirse ilk ziyaretine gideceği kişi FGülen hocaydı.Bu konuda şaka yapmıyorum.Linklerini bulup buraya iliştireceğim.

Ama küresel cemaatin küresel rakipleri olması kaçınılmazdı. Nitekim öyle oldu ve açık ara başkan seçileceği tahmin edilen Hillary hanımı (Mü)Barak Obama ile durdurdular.Henüz Amerikada yeni olduğu için yahudi lobisi karşısında ilk yenilgisini alması kaçınılmazdı.

Güzel beyittir:Gaalip sayılır bu yolda mağlup. 

Ancak hiç şüpheniz olmasın bu seçimlerde olmasa bile önümüzdeki seçimlerde mutlaka FG Hocamız adayını ABD başkanı olarak seçtirecektir.

Tabii “Küresel Cemaat” olmak için küresel oynamak lazım.  Nasıl mı?

Mesela İhsan Kalkavan Amerikada bir banka satın alır. Bill Gates,Mark Zuckerberg  gibi zenginlerle tanış olur. Onları sohbetlere getirir. Hocaefendiyle tanıştırır. Dünyanın en zenginlerinden yüz kişi getirse en az on tanesini bu işe ikna eder. Ve gelsin küresel hizmet. (Belki de başlamıştır.)

Hemen bir basketbol takımının başkanlığına aday olur.Orlando Meciks, Şikago Bulz ilk etapta akla gelenler. Hidayet, Mehmet, Mirsad hocaefendinin yanına gelip gitmeye, yanlarında basketbolcu arkadaşlarını getirmeye başlarlar.

Yine ünlü şarkıcılardan bir kaçı hizmetle tanış olur.Bir kutlu doğum proğramı arkasından ilahi kasetleri doldurulur.İnsanlar hergün birinin Fetullah Gülen sempatizanı olduğunu duyarlar.  Hayranı oldukları yıldızların birer birer kaydığını görür, ardından onlarda aynı yola iltihak ederler.  Amerika bu yeni trend karşısında şaşkındır.

Artık Amerikada gündem FGülen’dir. İnsanlar hep onu tartışırlar. Tabi bunun için olmazsa olmaz Türkiye’deki muhalifleridir. Cumhuriyet gazetesinin Amerikada Republik gazetesini açması vaciptir. “Amerikanın aydınlık insanları size Republik okumak yaraşır” sloganları, “Tehlikenin peşindeyiz” reklamları olur.

Ancak orada FGüleni suçlarken Amerika, CIA, BOP’tan bahsetmezler. Başka bir argüman bulmaları gerekir. Örneğin İran ve Kuzey Kore ile bağlantılarından bahsedilir. Irkçı Turancı-Arap milliyetçisi ve Yahudi düşmanı olduğu söylenir.

Sözü Necip Fazılın bir öngörüsü ile bitirelim;

“Batı hayranı bu millet birgün batılıların müslüman olduklarını görürlerse “Aman ne güzel şeymiş,şimdiye kadar neden aklımıza gelmedi” diye tekrar İslama sarılacakalar.”

Velhasıl FGülen hocanın Türkiye’ye dönmesini bekleyenler çok beklerler.Birgün Hocaefendinin “Buraya 1milyon kişi istiyorum” dediğini duyarlarsa bu yazıyı bir daha okusunlar.

Yazı kategorisi: Güncel | Tagged: | Yorum Yok »

Galatasaraydan Ataya tövbe ziyareti

Yazan: irtica Mayıs 4, 2008

Hakan Şükür’ün “Bu derbi Kutlu doğum haftasına yakışır bir derbi olsun” sözleri Galatasaray camiasını ayağa kaldırmış. Yaşlı oldukları  için kolay kolay ayağa kalkmayan Dernek yetkililerinin bu vesileyle ayağa kalkması iyi olmuş.  Zira  uzun süredir ayağa kalkmadıkları için pek çoğunun maazallah mafsalları kireç bağlayacaktı.  Ayrıca büyüklerimizin deyişiyle “öfke baldan tatlıdır” ve “kalbin çarpması için neden lazımdır”. Hiç bir hedefi olmayan bu insanları harekete geçirdiği ve onları öfkelendirerek bal lezzeti sunduğu  için Hakanı bir kez daha kutlamak lazımdır.

İşte bu beyler Galatasaray camiasına yakışmayan bu davranışı telin etmek ve Galatasaraydan irticayı kovmak için Anıtkabir ziyaretine gidip durumu Ataya şikayet etmişler. Şikayetnamede Ünlü şarkıcı Candan Erçetin hanım camia adına Ata’ya söz vermiş ve Anıtkabir özel defterine şöyle yazmış:
 “Her ahval ve şerait içinde vazifemizin bilincinde olarak bize çizdiğin laik ve çağdaş yoldan asla ayrılmayacağımız gibi, gaflet, delalet ve hıyanet içinde bulunma cüretini gösterenler karşısında ilke ve devrimlerinin her daim bekçisi olarak bizi bulacaklardır.”

Aslında şikayeti Adnan Polata yapsalar daha kesin bir sonuç alırlardı ya neyse. Belki bir bildikleri vardır. Atatürk Adnan Polatın rüyasına girerek gerekli talimatı verecektir. Candan Hanım şikayetnamesinde “gaflet, delalet ve hıyanet içinde bulunma cüretini gösterenler karşısında ilke ve devrimlerinin her daim bekçisi olarak bizi bulacaklardır” cümlesiyle  Hakan’a gözdağı vermektedir.Burada Hakanın hem gaflet, hem dalalet hem hıyanet içinde bulunduğu söylenmektedir.Aslında gaflet ve dalaletve hıyanetin futbolda özel anlamları vardır.
Örneğin maçta avanak  avanak gezmek gaflet olarak tanımlanır, gafleten gol yenir.
Dalalet kaleyi şaşırıp kendi kalesine gol atmaktır.
Hıyanet ise şike yapmak, karşı takıma maçı satmaktır.
Hakanın gaflet ettiği maçlar elbette olmuştur ama dalalet ve hıyanet bölümü ile ilgili ben bir şey hatırlamıyorum.  
Ama koskoca dernek üyelerinden daha iyi mi bileceğiz?.
Elbette onların daha derin bilgileri vardır bu konuda.

<p>Hakanın askerliğide sayılırsa emekliliğinin geldiğini düşünüyorum.
Ben kendimi bildim bileli Hakan Galatasarayda oynar.
Bence dernek üyeleri Anıtkabir ziyaretine harcıyacakları parayı Hakanın jübilesine harcasalardı böyle ikide bir Anıtkabire gitmek zorunda kalmazlardı.
Hakanda laf, dinimizde kandil çok.
Fıkra:
Dedesi torununa:”Yavrucuğum bir daha o küfrü etmezsen sana 5 lira veririm”
Çocuk:”Dede, ben bir küfür daha biliyorum en az 10 lira eder”

İşittiğime göre Anıtkabire çıkarma yapan dernek üyelerine Vakit muhabiri olduğu sanılan birisi tarafından bir kaç soru sorulmuş ve dernek üyelerinin tepkisine neden olmuş.
Vakit muhabiri star kimliği ile ziyarete katılmış ve dernek üyelerine Galatasarayın sembolü olan Aslanın lionsların sembolleriyle ilişkisi olup olmadığını sormuş. Henüz cevap almadan “Atatürk mason cemiyetlerini zararlı kabul edip kapatmıştı.Bu konuda bir şeyler diyecekmisiniz?” diye sormuş.
Allahtan çağdaş gazeteciler tarafından herif sus-pus edilmişte büyük bir skandal önlenmiş.
Acaba basın ve yayın dernek temsilcileride Anıtkabire bir çıkartma yaparak “içlerindeki İrlandalıları” temizleseler fena olmaz mı?

Yazı kategorisi: Güncel | 3 Yorum »

Selam siber mücahit, selam senin duyguna

Yazan: irtica Mayıs 3, 2008

Geçtiğim günlerde beni çok şadeden bir haberle karşılaştım.
Her haber insanı üzecek değil ya. Bu haber de beni sevindirdi.
Haber şu:

Türk internet korsanları, İsrail’in Filistin’e yönelik katliamlarını, yüzlerce İsrail sitesini ‘hack’leyerek protesto etti

Kendilerine AKINCILAR adını veren Türk internet korsanları, Filistin’e yönelik katliamları nedeniyle, İsrail’e misilleme yaptı.

Efendim, siber mücahitler İsrail sitelerini bombardımana tutup siteleri çökertmişler.
Bunun bir başlangıç olduğunu düşünüyorum. Siber mücahitlik konusuna artık eğilmenin zamanı geldiğini düşünüyorum. Artık bizim gençlerimize cihat ruhunu aşılamamız gerekiyor.
“Kim içinde cihat düşüncesi olmadan ölürse cahiliye ölümü üzerine ölür” sırrınca gençlerimize cihadı özendirmeliyiz. Bizden önceki nesil, cihat düşüncelerini teoriden pratiğe geçirmek için Afganistanlara, Filistinlere, Çeçenistanlara azm-i rah etti. Bir çoğu oralarda şehid olup, şehadet şerbetini nuş etti.
İmdi bizim gençliğimiz bu düşünceden uzak görünüyor. Ömrünü bilgisayar başında geçiren gençlerimiz bu cihat arzularını ve isteklerini ne ile gerçekleştirecekler. İslam kolaylık dinidir; ömürlerini bilgisayar başında geçiren gençlerimizin de bilgisayar başında yapacakları bir cihat dahi mutlaka vardır.
Ayet ve hadislerin meallerinden anlıyoruz ki;
Cihad: 1- Canla olur. 2- Malla olur. 3- İlimle olur.4- Dil ile olur.
Buradan hareketle cihadın siber alemde de yapılacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Siber cihadı kurduğumuz sitelerde irşat ve tebliğ faaliyetleriyle yapabileceğimiz gibi site çökertmek suretiyle de yapabiliriz.
Demek saatlerini internet başında geçiren gençler kendilerine birer site kurararak cihat faaliyetlerine girişebilirler. Burada yazılar yazarak, merak ettikleri konuları tartışarak, bildiklerini aktarıp bilmediklerini öğrenerek vakit geçirebilirler. Bilgisayar konusunda malumatı çok olup hacka merak salanlar ise zararlı siteleri hacklayarak,İslam ve Türklüğün(Bkz.İsmet Özel Türklük tanımı) aleyhinde olan siteleri durdurarak cihat edebilirler.
Erbabınca malumdur ki; Hack denen bir siber savaş çeşidi vardır.
Hackın caiz olup olmaması ulama arasında mübahese konusu olmuştur.
Ulema-i benamdan Zekariyya White hocanın bu konuda bir fetva verdiği ancak ilk hacka da kendisinin maruz kaldığı söylenir.

Türk eğitim sisteminin gerçeklerinden olan, “sopayı ilk getiren üzerinde sağlamlığı denenir” kuralı hocaya uygulanmış anlaşılan.

Güya hoca “zararlı siteler haklanır” demiş, hackerler de hocanın sitesini zararlı bularak onu haklamışlar.(yada heklemişler) Milletin ağzı torba değil ki büzesin!

Vel hasıl;
Cihadın her nevi makbuldür ve dahi günümüzde küffara karşı siber cihatla hepimiz mükellefiz.
Beyit:

“selam siber mücahit, selam senin ruhuna
selam siber mücahit,selam senin duyguna

Yazı kategorisi: Güncel | 4 Yorum »

Mübarek 1 Mayıs

Yazan: irtica Mayıs 2, 2008

Türkiyede her gün yaşanan tartışmalardan biride “Acaba muhafazakarlaşıyor muyuz?” sorusudur.

Bu soruyu aklımın yettiği günden beri duyarım. Anti-muhafazakar kesimler hergün farklı bir örnek vererek bu soruyu sorarlardı. Bu sorunun günceli ”Tehlikenin Farkındamıyız?” sorusudur. O günlerde açıkça bunu söyleyemeyenler “Türkiye muhafazakarlaşıyor mu?” sorusunu sorarlardı. “Önlem alın,laiklik elden gidiyor”anlamına gelen kibar bir ikazdı.Tabii, bu ikazlara kulak asan olmadı.

Öyleyse buyurun cenaze namazına;

Kurbanlı, tekbirli 1 Mayıs! (haberi linkte)

İmam dualar okudu, işçiler memurlar kol kola halay çekti!
VAN’da 1 Mayıs, tekbir ve kurban kesilerek kutlandı. Van Gölü Elektrik Dağıtım A.Ş. (VEDAŞ) önünde toplanan işçiler, kurban kesip, dualar okuyup, davul zurna eşliğinde halay çekerek 1 Mayıs’ı kutladı.Halay çekip verilen ikramlardan yiyen işçiler ve memurlar, daha sonra kurban kesimine geçti. İşçilerle birlikte tekbirler getirip dualar okuyan imam, elektrik işlerinde çalışan işçilere göre dua etti. Dualarda “Allah’ım yüksek gerilim altında çalışan işçileri koru. İşçi kardeşlerimize yardımcı ol” diye dualarını sürdürdü. Ardından tekbir getiren işçiler, birbirlerinin alnına kan sürdü.

İşte “muhafazakarlaşıyor muyuz?” sorusunun cevabı.  
Türkiyede muhafazakarlaşma öyle boyutlara vardı ki 1 Mayıs tekbirlerle, tehlillerle  kutlanıyor.  Hocalar dualar ediyor, sloganlar “Tekbiiir”,”Allahü ekber”şeklinde oluyor.  İlahi  sesleriyle meydanlar inliyor.  Ve Dünya İşçi Bayramı Vanda böyle kutlanıyor. Vay be nereden nereye …

Birde Marksın ruhuna mevlit okutsaydınız birader de tam olsaydı. Rahmetlinin kemikleri sızlıyor. Engelse,Maoya çekişiyordur orada.”Ben size böyle mi öğrettim sizi gidi mirasyediler” diye. Azarın bini bir paradır herhalde.

Vakıa,olaya bizim açımızdan bakarsak, benim  en çok eksikliğini hissettiğim konu buydu. Solcu-marksist kardeşlerimiz bu sendika, miting olaylarını çok iyi başarıyorlar. “Biz bu konuda onların ellerine su dökemeyiz” diye bizim sendika temsilcilerine söyler dururdum. Herkesin tecrübesinden yararlanmak lazım.Kur’anda Cenabı Hak “işi ehline veriniz” buyurmuyor mu? Onları da bu konuda istihdam etmek lazım.
İş yapmayan pörsür arkadaşlar. Şimdi namaza niyaza başlayan eski tüfek abilerimiz ne yapacaklar.Bir aşır oku,yok.. Bir ilahi söyle, yok.. En iyisi onlara da bu görevi vermek..
Bu bir devrimdir arkadaşlar.Yakında açılacağını umduğum Karl Marks Camiinin minberinden hocalarımızın bize şu hutbeyi okuyacakları günler yakındır.

Cumanız mübarek olsun..

Bu arada 1 Mayısı Resmi tatil ilan etmeyen hükümeti kınıyorum..

Yazı kategorisi: yaşanmış irtica geyikleri | 2 Yorum »